Alzheimerı Engelleyebilir Miyiz?

Bugün alzheimer’ın bilinen bir tedavisi yok. Araştırmacılar, hastalığın hafıza kaybına ve düşünme, davranışla ilgili diğer sorunlara nasıl yol açtığını hala tam olarak anlamaya çalışıyor.

Ancak, umutsuzluğa kapılma! Hastalığın seyrinde fark yaratabilecek tedaviler mevcut. Hastalığın etkileri zamanla değiştiğinden, genellikle tedaviler doktor tarafından ayarlanmalı veya farklı sorunlar ortaya çıktıkça yeni tedavi yöntemlerinin başlatılması gerekmektedir.

Tedavi yöntemlerine geçmeden önce alzheimer ile ilgili tüm bilgilere gelin birlikte göz atalım:

Alzheimer Ne Demek?

Alzheimer hastalığı, ileri yaşlarda sıklıkla ortaya çıkan beyin hücrelerinin ölmesine ve uzun vadede hafıza dahil olmak üzere tüm entelektüel faaliyetler, günlük işlevler ve davranışlarda bozulma ile kendini gösteren bir hastalıktır. Genelde unutkanlık hastalığı olarak da bilinir.

Tahmini 5,4 milyon Amerikalı alzheimer hastalığına sahip. Yüzyılın ortasına gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde alzheimer hastalığı ile yaşayan insan sayısının 13,8 milyona çıkacağı tahmin ediliyor. Şu anda, dünya genelinde 40 milyona yakın alzheimer hastası olduğunu bilinirken, 2050 yılında bu sayının 115 milyona ulaşacağı belirtiliyor.

Alzheimer hastalığı, bunama olarak da bilinen demans vakalarının% 60-80’ini oluşturduğu için demans hastalığının en yaygın nedeni olarak gösterilir.

Alzheimer Neden Oluyor?

Alzheimera Neden Olan Risk faktörleri

Yaş

Artan yaş, Alzheimer hastalığı için bilinen en büyük risk faktörüdür. Alzheimer, normal yaşlanmanın bir parçası değildir, ancak yaşlandıkça Alzheimer hastalığına yakalanma olasılığı artar.

Örneğin bir çalışma, 65-74 yaşları arasındaki her 1000 kişi için her yıl iki yeni tanı, 75-84 yaş arası 1000 kişi başına 11 yeni tanı ve 85 yaş ve üstü her 1000 kişi için 37 yeni tanı olduğunu göstermektedir.

Aile Öyküsü ve Genetik

“Alzheimer genetik mi?” sorusu oldukça yaygın. Birinci dereceden bir akraban – ebeveynin veya kardeşin – hastalığa sahipse, alzheimer hastalığına yakalanma riskin biraz daha yüksek.

ApoE4 geninin bir varyasyonu, alzheimer hastalığı riskini artırır, ancak genin bu varyasyonuna sahip herkes alzheimer hastalığına yakalanmaz.

Down Sendromu

Down sendromlu birçok kişinin alzheimer hastalığına yakalanma riski daha yüksektir. Alzheimer belirtileri ve semptomları, down sendromlu kişilerde genel popülasyona göre 10 ila 20 yıl önce ortaya çıkma eğilimindedir.

Cinsiyet

Erkekler ve kadınlar arasında risk açısından çok az fark var gibi görünüyor, ancak genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşadıkları için alzheimer hastalığı olan daha fazla kadın vardır.

Hafif Bilişsel Bozukluk

Hafif bilişsel bozukluğu olan kişilerde demans gelişme riski daha fazladır.

Geçmiş Kafa Travması

Şiddetli kafa travması geçiren kişilerde alzheimer hastalığı riski daha yüksektir.

Kötü Uyku Düzeni

Araştırmalar, uykuya dalmada problem yaşama veya sık uyanma gibi uyku problemlerinin, alzheimer hastalığı riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.

Yaşam Tarzı Alışkanlıkları ve Kalp Sağlığı

Araştırmalar, kalp hastalığı ile ilişkili aynı risk faktörlerinin alzheimer hastalığı riskini de artırabileceğini göstermiştir. Bunlar şunları içerir: Egzersiz yapmama, şişmanlık, sigara içmek, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, tip 2 diyabet.

Bu faktörlerin tümü yaşa tarzı alışkanlıklarına bağlı olarak değiştirilebilir. Bu nedenle, düzenli egzersiz yaparak meyve ve sebzeler açısından zengin, sağlıklı, az yağlı bir diyet ile alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltabilirsin!

Alzheimer Nasıl Olur?

Alzheimer hastalığının kesin nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır, ancak hastalığın ortaya çıkışında  beyin hücrelerinin (nöronların) çalışmasını bozan ve bir dizi toksik olayı açığa çıkaran beyin proteinleri (plaketler ve yumaklar olarak adlandırılır ) etkili olmaktadır. Bu proteinler, nöronlara zarar verir. Zarar gören nöronların birbirleriyle bağlantılarını kaybolur ve nöronlar sonunda ölür.

Meydana gelen hasar en çok beynin hafızayı kontrol eden bölgesinde başlar. Nöron kaybı, beynin diğer bölgelerine zaman içerisinde yayılır ve hastalığın ileri evrelerinde beyin önemli ölçüde küçülür.

Alzheimer evreleri normal (klinik öncesi), çok hafif bozukluk, hafif bozukluk, orta dereceli bozukluk, orta ciddi bozukluk, ciddi bozukluk,  çok ciddi bozukluk olmak üzere yedi aşamadan oluşur. Alzheimer başlangıcında alzheimer tespit edilemez ve hafıza problemleri veya diğer bunama semptomları görülmez. Hastalığın ilerleyen evrelerinde belirtiler artış göstererek hastanın yaşam kalitesini düşürür.

Alzheimer Hastalığının Belirtileri

Alzheimerın en yaygın erken semptomu, yeni öğrenilen bilgileri hatırlamakta güçlüktür. Çünkü alzheimer değişiklikleri tipik olarak beynin öğrenmeyi etkileyen bölümünde başlar.

Diğer belirtiler ise;

  • Kafa karışıklığı ve tanıdık yerlerde kaybolma
  • Planlama veya karar vermede zorluk
  • Konuşma ile ilgili sorunlar
  • Yardım almadan dolaşamama veya kendi kendine bakım görevlerini yerine getirememe
  • Agresif, talepkar ve başkalarından şüphelenme gibi kişilik değişiklikleri
  • Halüsinasyonlar  (orada olmayan şeyleri görme veya duyma) ve sanrılar (gerçek olmayan şeylere inanma)
  • Düşük ruh hali veya kaygı şeklindedir.

Hafıza kaybı veya diğer olası alzheimer belirtileri olan kişiler, bir problemleri olduğunu fark etmekte zorlanabilirler. Demans hastalığının belirtileri aile üyeleri veya arkadaşlar tarafından fark edilebilir. Demans benzeri semptomlar yaşayan herkes, mümkün olan en kısa sürede bir doktora görünmelidir!

Alzheimer Nasıl Anlaşılır?

Alzheimer hastalığının semptomları yavaş ilerlediği için bir sorun olduğunu anlamak zor olabilir. Çoğu insan hafıza problemlerinin sadece yaşlanmanın bir parçası olduğunu düşünür.

Ayrıca, hastalık sürecinin kendisi (her zaman değil) insanların hafızalarındaki değişiklikleri fark etmesini engelleyebilir. Ancak alzheimer hastalığı, yaşlanma sürecinin “normal” bir parçası değildir.

Eğer kendinde yukarıda olan belirtilerin olduğunu görüyorsan mümkünse, seni iyi tanıyan biri, fark ettikleri değişiklikleri veya sorunları açıklamaya yardımcı olabileceğinden emin olduğun biri yanında iken bir doktora muayene olabilirsin! Bilinen bir alzheimer testi yok, bu nedenle doktorunun yönlendirmesi oldukça önemli. Ama, hafıza problemlerinin mutlaka alzheimer hastası olduğun anlamına gelmediğini de unutma!

Başka biri için endişeleniyorsan, onu bir randevu almaya da teşvik et.

Alzheimer Nasıl Durdurulur?

Günümüz koşullarında,alzheimer hastalığının tedavisi yoktur. Alzheimerın ilaç tedavisi rahatsızlığın semptomlarının hafifletilmesini ve eşlik eden hastalıkların tedavisini kapsamaktadır. Bununla birlikte, ilaç tedavisi ile hastaların zihinsel kapasitesinin düzeltilmesi ve günlük yaşamının kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Alzheimer nedeniyle oluşan beyin dokusu kayıplarında öğrenme ile ilişkili asetilkolin maddesi azalma gösterirken, ciddi bir iltihap ve dejenerasyonu simgeleyen glutamat denilen bir maddenin yüksekliği gözlenir.

Var olan ilaçlar asetilkolini arttırmaya çalışırken, glutamatı düşürmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla, donazepil, rivastigmin, galantamin ve memantin gibi ilaçlar kullanılmaktadır.

İlaç tedavisinin yanı sıra davranış terapisi, fizyoterapi, ergoterapi, bellek çalışmaları, realiteye yönelim çalışmaları (kişi, yer ve zaman yönelimine), biyografi ve hatırlama, müzik, duyu, aromaterapi ve evcil hayvan terapisi de ek tedaviler olarak hekimler tarafından uygulanmaktadır.

Alzheimer Hastalığı Tedavisi;

  • İlaç tedavisi
  • Psikolojik destek
  • Egzersiz
  • Beslenme tedavisi şeklinde planlanmalıdır.

Alzheimer ve Mikrobiyom

Alzheimera nelerin neden olduğu hala tam net değildir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar mikrobiyomda meydana gelen değişikliklerin alzheimer hastalığı ile ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Şöyle ki; mikrobiyom, mikrobiyom-bağırsak-beyin ekseni aracılığıyla konakçı beyin fonksiyonlarını ve davranışını düzenler. Bağırsak mikrobiyomunda zararlı bakterilerin artıp yararlı bakterilerin azalmasıyla ortaya çıkan disbiyotik tablo, doğrudan  bağırsak geçirgenliğine (sızdıran bağırsak) neden olabilir. Zararlı maddelerin bağırsak bariyerini aşarak dolaşıma girmesi ile, bu maddeler kan beyin bariyerini aşıp iltihaplanmaya neden olabilir ve sonuçta nörolojik bozuklukların ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

Yapılan bir çalışmada alzheimer hastalığına bağlı demans tanısı olan ve olmayan katılımcılardan alınan dışkı örneklerinin bakteriyel taksonomik bileşimi incelenmiş ve analizler, hasta kişilerin bağırsak mikrobiyomunun mikrobiyal çeşitliliğinin daha az olduğu ve kontrol yaşı ve cinsiyeti uyumlu bireylerden kompozisyon olarak farklı olduğu görülmüştür.

Alzheimer hastalarının mikrobiyom profillerinde azalan Firmicutes, artmış Bacteroidetes dahil olmak üzere bakteri bolluğunda değişimler olduğu belirtilmektedir.

Ayrıca, son zamanlarda yayınlanan yeni bir çalışma, bağırsak mikrobiyal çeşitliliğindeki antibiyotik kaynaklı azalmanın nöro-inflamasyonu etkilediğini göstermektedir.

Beslenme, Mikrobiyom ve Alzheimer

Antibiyotik müdahalesi, probiyotik müdahalesi, beslenme alışkanlıkları gibi faktörler sadece bağırsak mikrobiyomunun bileşimini ve bağırsağın fizyolojik işlevini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda konakçının bilişsel davranışını da etkileyebilir ve alzheimer yaşanma riskini artırabilir.

Tahmin edilebileceğin gibi, kişiselleştirilmiş diyet yoluyla mikrobiyomunu modüle ederek alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltabilirsin!

Senin burada yapman gereken ise; mikrobiyom analizi yaptırarak bağırsak sağlığını gözden geçirmek ve kişiselleştirilmiş beslenme rehberin ile sağlığına hükmetmek!

 

Kaynaklar

Alzheimer’s disease and gut microbiota

Gut microbiome alterations in Alzheimer’s disease

Alzheimer’s disease

2016 Alzheimer’s disease facts and figures

Epidemiology of Alzheimer’s disease: occurrence, determinants, and strategies toward intervention

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Mikrobiyom Bize Ne Anlatır?

Hafızam beni yanıltmıyorsa, ilkokul 4’te iken “çok gezen mi bilir çok okuyan mı” münazarası için öğretmenimizin oluşturduğu iki…
Devamını Oku

Laktoz Hassasiyetine Çözüm

Sütün içerisinde bulunan ve bir karbonhidrat çeşidi olan laktozu sen de sindirmekte güçlük mü çekiyorsun?  O zaman, yaşadığın…