Antibiyotiklerin Mikrobiyom Üzerindeki Etkileri

Antibiyotikler,  tıp tarihinde bulaşıcı hastalıkların kontrolünde kullanılan en başarılı yöntemler arasında yer almaktaydı. İlerleyen süreçte ihtiyaç dışında kullanım ve bunun insan vücudunda yarattığı etki bilim dünyasını kuşkuya düşürdü. Her yıl yaklaşık olarak 269 milyon antibiyotik reçete edilirken Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) bunlardan 47 milyonunun ihtiyaç dışı yazıldığını bildirdi.

Yıllar geçtikçe antibiyotik kullanımının vücuda bıraktığı izler daha fazla araştırılmaya başlandı ve gereksiz kullanılan antibiyotiklerin bir yandan vücudumuzun en büyük koruyucusu olan bağırsak mikrobiyomundaki yararlı bakterileri azaltırken öte yandan ise patojen bakterileri gün geçtikçe daha dirençli hale getirdiği orataya çıktı. Bu sebeple antibiyotik kullanımına karşı bir sınırlama getirilmesi ve yersiz kullanımından kaçınılması hem mikrobiyom dengesi hem de genel sağlık durumu için önemli bir konu haline geldi.

Antibiyotik kullanımı konusunda çarpıcı bir diğer nokta ise kullandığın her antibiyotiğin ardından patojenlerin güç kazanarak  direnç geliştirmesidir. Bu sebeple muhtemelen bir sonraki hastalığında daha güçlü bir antibiyotik kullanman gerekecektir. Antibiyotikler yıllarca birçok hastalığa derman olsa da her hastalandığında çözüm için antibiyotiğin kapısını çalmak mikrobiyomdaki mevcut dengenin bozulmasına ve bütünsel sağlığı negatif yönde etkileyen süreçlerin başlatılmasına sebep olacaktır.

Antibiyotiklerin Bağırsak Mikrobiyomuna Etkileri

Antibiyotikleri 2 ana grupta inceleyebiliriz. Bunlardan ilki dar spektrumlu antibiyotiklerdir. Hastalanmana sebep olan spesifik bakteri grupları bilindiğinde onların etkinliğini azaltmaya veya yok etmeye yönelik bu antibiyotikler kullanılır.

Diğer bir grup ise geniş spekturumlu antibiyotiklerdir. Eğer hastalanmana neden olan bakteriler tam olarak saptanamıyorsa veya hastalık etkenini farklı bakteri grupları oluşturuyorsa bu antibiyotikler tercih edilir. Sonuç olarak tek bir ilaç ile farklı patojen bakteri grupları hedef alınır. Dünyada antibiyotik kullanımı yaygınlığına bakıldığı zaman en çok tercih edilenin geniş spektrumlu antibiyotikler olduğu tespit edilmiştir.

Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımının bağırsak sağlığı üzerine negatif yönde etkileri bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu etkilerden bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Bağırsaktaki mikrobiyal çeşitliliği azaltmak
  • Bifidobacterium spp. gibi bağırsağı koruyucu bakterileri azaltmak
  • Clostridium difficile gibi enfeksiyona sebep olabilecek fırsatçı patojenlerin çoğalmasını teşvik etmek.

Yukarıda yer alan maddeler sadece kendi başına bile sağlık üzerinde negatif etki oluştursa dahi bu tabloya biraz daha uzaklaşıp bakıldığında yararlı bakterilerin azalıp patojenlerin artması ile sonuçlanan bağırsak mikrobiyom dengesinin bozulması majör problemdir. Bu dengenin bozulması obezite, diyabet, otoimmün hastalıklar, gıda hassasiyetleri, psikolojik problemler, kardiyovasküler hastalıklar ve cilt problemleri gibi birçok hastalığın temelini oluşturmaktadır.

Yapılan çalışmalara göre özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda antibiyotik kullanımın yarattığı mikrobiyom dengesinin bozulması astım ve kilo artışı ile yakından ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.

Bağırsak Mikrobiyomunun Toparlanma Süreci

Gereksiz antibiyotik kullanımıyla bağırsak mikrobiyomunun tahrip olduğunu artık biliyoruz.
Sen de bu zamana kadar farkında olmadan gereksiz yere antibiyotik kullanmış ve bağırsak mikrobiyom dengeni bozmuş olabilirsin.

Antibiyotik tedavisinden sonra bağırsak mikrobiyom sağlığının geri kazanılması biraz zaman alabilir. Genellikle, yapılmış çalışmalarda kısa süreli antibiyotik kullanımından sonra (bu süre 5-10 gün arası) çoğu bakteri grubunun antibiyotik öncesi seviyelerine geri dönmesinin en az bir veya iki ay sürdüğü gözlemlenmiştir. Bununla birlikte yapılmış olan bazı çalışmalarda antibiyotik kullanımından 2 veya 4 yıl sonra bile bazı bakteri türlerinde iyileşme olmadığını gözlemlemişlerdir. Bu sebeple antibiyotik kullanımı kısa sürse bile bunun mikrobiyomda bıraktığı izler uzun zaman alabilir.

Antibiyotik Hasarının Azaltılması İçin Yapılabilecekler

Probiyotikler

Antibiyotikler patojen bakterilere karşı savaşırken diğer yandan da senin için faydalı olan bakterileri öldürebilir. Bunun bir sonucu olarak da gaz, kramp ve ishal gibi sindirim sistemi problemleri ile karşılaşabilirsin. Bağırsak mikrobiyomunun toplarlanması için antibiyotik kullanımının yanında probiyotik (yeterli miktarda alındığında vücut üzerinde olumlu etkiler yaratan mikroorganizmalar) almanın bu hasarın azaltılmasında etkili olabileceği düşünülmektedir.

Yapılan bir çalışmaya göre antibiyotik kullanımını takiben 28 gün boyunca probiyotik alan kişilerde almayanlara nazaran mikrobiyom dengesinin sağlanmasının daha kısa sürdüğü gözlemlenmiştir. Ancak burada hangi probiyotiğin sana en uygun olduğunu anlayabilmek de önemli bir noktadır.

Eczaneye gidip rastgele bir probiyotik seçimi yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Her probiyotiğin içerisinde yer alan bakteri grupları senin için uygun olmayabilir. Bu noktada mikrobiyomunun hangi probiyotiğe ihtiyacı olduğunu analiz etmek gerekir.

Beslenme

Mikrobiyomundaki dengeyi sağlayabilmek için miktarı azalan faydalı bakterilere uygun besinleri sunmak onların gücünü tekrar kazanmasını sağlayacaktır. Bu noktada “sağlıklı beslenme” kavramı oldukça kafa karıştırıcıdır.

Mikrobiyomun da tıpkı parmak izin gibi yalnızca sana özgüdür. Bu sebeple var olan hasarı geri çevirebilmek için mikrobiyomunun hangi besinlere ihtiyaç duyduğunu bilmek gerekir. Tam bir sağlık hali sağlayabilmek için tüketmen gereken besinler de yalnızca mikrobiyomuna yani sana özgü olmalıdır. 

Kişiselleştirilmiş Çözümler

Antibiyotik kullanımın vücudun üzerinde yarattığı tahribatı çözmenin ilk adımı hasar analizi yapmaktır. Mikrobiyom Analizi ile bağırsaklarında yer alan bakterilerin antibiyotik uygulamasından ne kadar zarar aldığını tespit edebilirsin. Bu hasarı gidermek için tüketeceğin besinler de kullanacağın probiyotik de mikrobiyomuna göre kişiselleştirilmiş olmalıdır. Şimdi mikrobiyom dünyasını keşfederek kişiselleştirilmiş sağlığa ulaşmanın zamanı!

Kaynakça

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30193113/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28388917/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31875427/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26359913/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5354621/

 

 

 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Probiyotik Nedir? Nasıl Seçilmelidir?

Kullanımı ve sağlığa olan olumlu katkısı subjektif olarak tarih boyunca tüketilen fermente besinler sayesinde bilinen probiyotikler, artık mikrobiyoma…
Devamını Oku

Kalıcı Kilo Kaybı Nasıl Sağlanır?

Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır. Bu durum başta kronik hastalıklar olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve…
Devamını Oku

Mikrobiyom Bize Ne Anlatır?

Hafızam beni yanıltmıyorsa, ilkokul 4’te iken “çok gezen mi bilir çok okuyan mı” münazarası için öğretmenimizin oluşturduğu iki…