Bağırsak Floran Sana Ne Anlatıyor?

Bağırsak Florası Nedir?

Bağırsak florası, sindirim sistemimizde yaşayıp sağlımızla ilgili çeşitli yararlı işlevler gören mikroorganizmalardan oluşmaktadır.

Bu konu ile ilgili en ufak bir fikrin olsun veya olmasın seni içindeki mikroorganizma dünyasına davet ediyorum. Ben anlatayım, sen okumaya devam et!

Bu dünya, hayatımıza ilk olarak tanımlanmış bir habitattaki,  ağız, vajina, cilt, bağırsak gibi, mikroorganizma topluluğunun karşılığı olarak mikrobiyota kavramı ile girdi. Daha sonra yapılan çalışmalarda sadece mikroorganizmalar değil aynı zamanda bu mikroorganizmaların genomları, genom ürünleri, çevre etkilerinin de var olduğu ve bunların ağırlıklı olarak bağırsaklarda kolonize olduğu anlaşıldı. Böylece artık içindeki dünya, mikrobiyom adı altında konuşulmaya başlandı.

Vücudunda 20 bin civarında gen varken mikroorganizmalarının sahip olduğu gen sayısı ise milyonlarca ve mikrobiyomundaki hücreler yaklaşık sahip olduğun hücre sayısının 1.3 katı kadar…  Bu kadar fazla sayıda olup seninle etkileşim halinde olmamaları ise düşünülemezdi…

Bağırsak Florasını Neler Etkiler?

Bağırsak floran nasıl şekilleniyor? Her şey anne karnında mı başlıyor? Anne karnı steril mi değil mi? Bu konularda, özellikle mikrobiyomun ilk olarak nasıl şekillendiğini gösteren karşıt çalışmalar var. Ancak, çoğu çalışma anne karnının bebeğin mikrobiyal çeşitliliğini etkileyebileceğini gösteriyor. Daha sonra, bağırsak floran seninle birlikte şekillenmeye başlıyor. “Sezeryanla mı dünyaya geldin yoksa normal doğumla mı? Anne sütü ile mi beslendin formula mamalar mı? Anne sütünü ne kadar ve ne süre ile tükettin? Enfeksiyonlara, hastalıklara ne kadar maruz kaldın? Sık ve uzun süreli antibiyotik kullanımın oldu mu? Yaşadığın çevre neresi? Maruz kaldığın toksinler, radyasyonlar ne kadar fazla? Beslenme şeklin nasıl? Hormonlarının seviyesi normal mi? ” gibi soruların cevapları bağırsak floranın şekillenmesinde ve mikroorganizmalarının çeşitliliğinde oldukça etkili.

Mikrobiyomun üçte birine yakını diğer insanlarınkine benzese bile mikrobiyal çeşitliliğin tıpkı parmak izin gibi sadece sana özel.   Hangi şartlar altında farklılaşıyor diye düşünüyor olabilirsin.  Yaş, hastalık, yaşadığın coğrafi bölge, sahip olduğun sosyal çevre, hamilelik veya emziklilik durumları, antibiyotikler, geçirdiğin cerrahi operasyonlar ve yaşam tarzı haline getirdiğin beslenme alışkanlıkların mikrobiyal çeşitliliğini etkiliyor. Ancak, yapılan çalışmalarda kısa süreli diyet değişiklikleri gibi müdahaleler ile mikrobiyal çeşitliliğinin sabahtan akşama veya 24 saatte değişmediği görülmüştür. Tabii ki fekal mikrobiyal transplantasyon, uzun süreli antibiyotik kullanımı, uzun süreli diyet değişiklikleri gibi agresif veya sürekli bir müdahale yapmadığın sürece!

Bağırsak Florasının Dengesini Bozan Etmenler Nelerdir?

  • İşlenmiş ve paketli ürünlerin tüketimi
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Yetersiz lif alımı
  • Aşırı doymuş yağ ve protein tüketimi
  • Kronik stres
  • Antibiyotikler
  • Geçirdiğin enfeksiyonlar ve hastalıklar
  • Düzensiz ve yetersiz uyku
  • Çeşitli hormon dengesizlikleri

Bağırsak Florasının Dengesi Bozulursa Ne Olur?

Hastalıklar gittikçe hayatımızda daha fazla yer edinmeye başladı. Bu hastalıkların önlenmesi veya tedavisi için ise yeni yaklaşımlara ihtiyaç var. Tam da bu noktada, bağırsak floranın modülasyonu harika bir çözüm yolu olabilir. Çünkü bağırsaklarında iyi bakterilerinin sayısının azalıp, kötü bakterilerin sayısının artmasıyla ortaya çıkan disbiyotik tablo ile ilişkili hastalık sayısı o kadar fazla ki: astım, egzama, diyabet, obezite, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı, kalp hastalıkları, kolon kanseri, inflamavatuar bağırsak hastalığı.

Yani kilo alma, cilt problemleri, uyku problemleri, sindirim problemleri ve hatta depresyon, anksiyete gibi mental bozukluklara sahipsen ve her yolu deneyip bir sonuca ulaşamadıysan belki de bağırsak floranın sağlığını bir gözden geçirmen gerekiyordur!

Peki, sen hastalandığında mı bağırsak florası değişiyor yoksa bağırsak florası değiştiği için mi hasta oluyorsun? Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; bağırsak florasında meydana gelen değişiklikler hastalığının patofizyolojisine katkıda bulunuyor, gelişen komplikasyonları, hastalığın seyrini etkiliyor. Bu da demek oluyor ki; bağırsak sağlığını ve mikrobiyal çeşitliliğini dengede tutabilirsen hastalıkların oluşmasını önleyebilirsin.

O zaman bağırsak florasına dayalı tanı, tedavi/korunma mümkün mü? Hastalıklara tanı koymak olmasa bile hastalıklardan korunmanın pek tabi mümkün olabileceği yapılan çalışmalarda görülüyor. Yapman gereken tek şey ise; mikrobiyomunun analizini doğru yöntemlerle elde etmek ve onu modüle etmek!

Bağırsak Florası Nasıl Düzelir?

Analiz; birçok durum ve amaç için birçok veriyi bir araya getirmek ve farklı disiplinlerden bir araya gelen kişilerin bu verileri yorumlaması demektir. Bu nedenle mikrobiyom testi değil mikrobiyom analizi yaptırman gerekiyor.

Bağırsak floran ne kadar sağlıklıya yakın, ne kadar çeşitliliğe sahipsin, çeşitli hastalıklara yatkınlığın ne durumda gibi sorularının cevabını öğrenebilirsin. Böylece iç dünyanda var olan eksiklikleri anlayabilir, buna bağlı olarak da kendini nasıl daha sağlıklı hale getirebileceğinin çözüm yollarını aramaya başlarsın!

Bağırsak Florasının Dengesi Nasıl Sağlanır?

Bağırsak florasının modülasyonunda akla gelen ilk konu probiyotikler. Probiyotiklerin bağırsak sağlığına iyi geldiği düşünülse de, yapılan bazı çalışmalarda probiyotiklerin bir etkisi olmadığı hatta zararlı bile olabileceği görülmektedir. Bunun nedeni ise, kişiye özel yorumların yapılmaması. Yine probiyotik konusunda da kişiselleştirilme ve kişiye özel probiyotik takviye söz konusu bu yüzden önem arz ediyor.

Burada da unutulmaması gereken şey: Kişiye özel probiyotik değil kişiye özel probiyotik takviye önerisi yapmanın gerekliliğidir.

Takviyeden ziyade bağırsaklarının sağlığı için kefir, turşu, tarhana, probiyotik yoğurt gibi probiyotik kaynaklarını ise günlük beslenme rutininden eksik etme!

Probiyotikler bakteriler de senin gibi canlı organizmalar olduğu için beslenmeye ihtiyaçları var. Prebiyotikler de probiyotiklerin yiyeceği. Yine bu takviyelerin, özellikle çölyak gibi kronik hastalığı olan kişilerde dikkatli bir şekilde kullanılması ve aşırıya hiçbir zaman kaçılmaması gerekiyor. Tabii ki tam tahıllı ekmek, tam buğday makarna, rafine edilmemiş tahıllar, yulaf, keten tohumu, elma, portakal, armut, incir, kuru erik, kuru kayısı gibi yaş ve kuru meyveler, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller, kuru yemişler ve yağlı tohumlar, bezelye gibi liften zengin yiyeceklerle beslenme tarzını tercih etmen gerekiyor. Burada dikkat etmen gereken prebiyotikleri yüksek miktarlarda vücuduna takviye olarak almaman!

Bağırsak Florası Diyeti Nedir?

Çelişkili sonuçları olmayan, bağırsak floranın modülasyonunda %60-65 oranında oldukça etkili olan bir yöntem var: Sahip olduğun beslenme alışkanlıkların. Tam da bu noktada kötü beslenme alışkanlıklarından uzaklaşıp bağırsaklarının sağlığını düşünmen gerekiyor!

Yapılan bir çalışmada; bir kişinin 10 gün boyunca sadece fast food (Mc’Donals menü) tüketiminin sonucunda, mikrobiyal çeşitliliği %40 oranında azaldığı, bin bakterisini kaybettiği ve mikrobiyal dengesinin eski haline bir yıl sonra gelebildiği belirtiliyor.

Kişiselleştirilmiş beslenmenin önemi de Cell’de yapılan çalışma ile daha iyi anlaşıldı. Şöyle ki yapılan çalışmanın sonucunda, aynı yemekleri yiyen insanların bile, yemek sonrası kan şekeri seviyelerinde değişkenlik olabileceği görüldü. Ayrıca; diyet alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve bağırsak mikrobiyotası gibi parametreleri entegre eden kan şekeri yanıtının doğru bir öngörücüsü yardımıyla oluşturulan kişiselleştirilmiş diyetlerin, yemek sonrası kan şekerini ve uzun vadeli metabolik sonuçlarını başarılı bir şekilde düşürebileceği görülmüştür.

Gerçekten de sana ve bağırsak florana uygun, özel bir şekilde hazırlanmış diyet mikrobiyom diyeti  olumlu sonuçlar getirebilir gibi gözüküyor.

Burada önemli olan, mikrobiyomunun analizinin doğru yöntemlerle analiz edilmesi ve analiz sonuçlarının sana özel olarak sürekli olarak takip edilmesi!

Hadi durma, içindeki dünyayı keşfet!

Kaynaklar

The Human Microbiome Project

Therapeutic manipulation of the microbiota: past, present, and considerations for the future

Birth Mode, Breastfeeding, Pet Exposure, and Antibiotic Use: Associations With the Gut Microbiome and Sensitization in Children

American Gut: an Open Platform for Citizen Science Microbiome Research

Problems with the concept of gut microbiota dysbiosis

Diet and the Human Gut Microbiome: An International Review

Association of dietary fibre intake and gut microbiota in adults

Personalized Nutrition by Prediction of Glycemic Responses

Diet–microbiota interactions and personalized nutrition

You are what you eat: diet, health and the gut microbiota 

Mikrobiyom Modülasyonunda Kişiselleştirilmiş Probiyotik İhtiyacı

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Laktoz Hassasiyetine Çözüm

Sütün içerisinde bulunan ve bir karbonhidrat çeşidi olan laktozu sen de sindirmekte güçlük mü çekiyorsun?  O zaman, yaşadığın…
Devamını Oku

Probiyotik Nedir? Nasıl Seçilmelidir?

Kullanımı ve sağlığa olan olumlu katkısı subjektif olarak tarih boyunca tüketilen fermente besinler sayesinde bilinen probiyotikler, artık mikrobiyoma…
Devamını Oku

Kabızlık İçin Üç Öneri

Kabızlık, ABD ve Batı ülkelerinde en sık görülen sindirim sistemi şikayetlerinden biri. Yetişkinlerde kabızlığın görülme sıklığı, %14. Dahası, ABD’de…