Egzama Hakkında Bilmek İstediğin Her Şey!

Özellikle çocuklarda sıklıkla karşımıza çıkan ve egzaması olan çocukların %50 oranında yaşam kalitelerini olumsuz etkileyen egzama hakkında her şeyi öğrenmek için doğru yerdesin. Egzama nedir, nasıl oluşur, bulaşıcı mıdır, nasıl tedavi edilir gibi soruların cevabını öğrenmek için bu yazıyı okumalısın!

İlk olarak son 30 yılda tüm dünyada görülme sıklığı artan egzamayı yakından tanıyalım:

Egzama Nedir?

Egzama; deride kuruluğa, çoğunlukla kaşıntıya ve bazen de kabarcıklara sebep olan bir çeşit deri hastalığıdır. Genellikle  atopik dermatit olarak da bilinir ve  cildin tekrarlayan ve sıklıkla yoğun inflamasyonuna bağlı olarak ortaya çıkar.

Sıklıkla sedef hastalığı ile karıştırılır. Ancak; sedef hastalarında egzamada olduğu gibi kaşıntı bazı hastalarda ön planda olabilir ama sulanma problemi olmamaktadır.

Egzama, dünya genelinde bebeklerin %20’sini ve yetişkinlerin %3’ünü etkiler. Sıklıkla alerjik rinit ve astım gibi diğer hastalıklarla ilişkilidir.

Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan ulusal verileri kullanan yeni bir epidemiyolojik çalışmada,  çocuklarda hastalığın görülme oranının  en az % 10 olduğu belirtiliyor. Egzama çoğunlukla çocukları etkiler ve bu hastalıktan etkilenen çocukların % 65 – % 85’inde hastalığın belirtilerinin 1 ve 5 yaşından önce ortaya çıktığı görülüyor.

Hastalığın görülme olasılığı bu kadar artarken egzamaya neler neden oluyor bir göz atalım:

Egzama Neden Olur?

Egzamanın nedenleri çok faktörlüdür ve hastalığa neden olan spesifik bir etmen bulunmamakta. Eğer hastalığa nelerin neden olduğunu merak ediyorsan okumaya devam et…

Egzama, daha çok alerjik reaksiyonlara bağlı olarak ortaya çıkar. Bu alerjilere de yediğin bazı yiyecek ve içecekler, kullandığın kremler, parfümler, cilt bakım ürünleri, kozmetik ürünler neden olabilir. Bunların haricinde böceklere, tozlara, polenlere ve bitkilere karşı görülen alerjik reaksiyona bağlı olarak egzama ile mücadele ediyor olabilirsin.

Tabii göz ardı edemeyeceğin diğer etmenler de hastalık üzerinde oldukça etkili: Genetik yatkınlığın, bağışıklık sisteminde ve seni dış etmenlere karşı koruyan, adeta bir bariyer görevi gören cildinde meydana gelen bozulmalar.

Bu faktörlerin haricinde egzamanın görülme sıklığının sanayileşmiş ülkelerde çok daha yüksek olduğu biliniyor. Bu durum da aşırı hijyenin vücudun mikrobiyal ortamını etkileyebileceğini düşündürüyor!

Yapılan son çalışmalarda, egzamanın birinci nedeni olarak cilt bariyerinde meydana gelen anormalliklerden kaynaklandığı teorisini desteklemektedir ve bu da egzamanın tedavisinde cilde yönelik tedavilere ağırlık vermenin daha önemli olduğunu gösteriyor. Tedaviye geçmeden önce egzamanın belirtilerine bakalım:

Egzama Belirtileri

Bebeklerde egzama yanaklarda, kafa derisinde, gövdede ve vücudun diğer kısımlarında görülür. Erken çocukluk döneminde ise eklem yerlerinde egzamaya daha çok rastlanırken ergenlerde ve yetişkinlerde egzamadan çoğunlukla eller ve ayaklar etkilenir.

Egzama; genellikle deride, el ve ayaklarda, bacaklarda, saç diplerinde; kızarıklık, pullanma, kaşıntı, yanma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkar.

Egzama ilk etapta içi su dolu kabarcıklar olarak kendini gösterir. Daha sonra bu kabarcıkların yerini kepeklenmeler, kabuklar alır.

Egzama hastalarında sıklıkla karşılaşılan kaşıntılar, gece şiddetlenebilir ve kişiyi uykudan uyandırma seviyesine gelebilir.

Eğer görünürde bir leken olmasa bile vücudunda yaşadığın kaşıntıların egzama belirtisi olma ihtimalini unutma ve vakit kaybetmeden bir uzmana görün. Çünkü her hastalıkta olduğu gibi egzama tedavisinde de erken teşhis, başarılı sonuçlar elde etmek için oldukça önemli!

Egzama birçok türü ile karşımıza çıkmakta. Bu türler ise aşağıdaki başlıktaki gibidir:

Egzama Türleri

Dishidrotik Egzama: Parmak ve parmak aralarında görülür.
İrritan Kontakt Egzama: Bu tür egzama genelde yüzde meydana gelir. Yüz egzaması olarak da bilinir. Ancak ellerde de görülebilir.
Alerjik Kontakt Egzama: Bir alerjene bağlı olarak oluşan bu egzama türünde ayaklar ve eller etkilenmektedir. Ayak tabanlarında ve yüz bölgesinde egzama görülebilir.
Seboreik Egzama: Bu tür egzama saç derisinde meydana gelir. Saç egzaması olarak da bilinir. El ve yüzde de oluşabilir.
Atopik Egzama: Bebek ve çocuklarda da görülebilen egzama türü. Bebek ve çocukların, yüzlerinde ve vücudun kıvrım bölgelerinde, yetişkinlerde ise vücudun tüm bölgelerinde rastlanılabilir.

Egzama Bulaşıcı Mı?

Egzama bulaşıcı değildir. Egzamaya sahip olan biri ile temasta olsan bile egzamanın sana bulaşma olasılığı bulunmuyor.

Egzamayı derinden tanıdığımıza göre şimdi sıra onu nasıl tedavi edeceğimizde. Okumayı bırakma ve aşağıdaki tedavi yöntemlerini uygula!

Egzama Geçer Mi?

Yukarıda hastalığın yaşanmasında önemli etmenlerden biri olarak cilt bariyerinde meydana gelen anormallikler olduğunu anlatmıştık. Bunun için iyi bir cilt bakımı yaparak bu sorunu çözebilirsin.

Egzama Nasıl Geçer?

Cilt Bakımı

Cilt bakımını günlük olarak tekrarlamalı ve bunu günlük hayatının bir rutini olarak belirlemelisin. Cildini yapılandırman için; cildinin nemini korumalı ve cildini tahriş eden tetikleyicilerden kaçınmalısın!

Egzamaya Ne İyi Gelir?

  • Banyo yaparken ılık su kullanarak ve banyo süreni sınırlandırarak cildinin kurumasını önleyebilirsin.
  • Cilt nemini korumanın ikinci ve son derece önemli bir bileşeni, genellikle nemlendirme olarak adlandırılan cildin yağlanması işlemi. Cildini sık sık nemlendirerek, hastalığın semptomlarını hafifletebilir, cilt bariyerini onarabilir ve egzama tedavisinde kullanıldığın ilaçların miktarını azaltabilirsin. Şöyle ki; egzaması olan 51 çocuğu değerlendiren bir çalışmada, kullanılan nemlendirici miktarı % 800 arttığında (hasta başına haftada 426 g ortalama kullanım), egzamanın şiddetinin ve hastalığın tedavisinde kullanılan steroid ilaçların sayısının azaldığı görülmüştür.
  • Egzamalı hastalar için en iyi nemlendiriciler kokusuz ve çok az oranda kimyasal içerenler. Nemlendiriciler içerisinde de merhemler en yüksek yağ oranına sahip. Bu nedenle merhem nemlendiricileri tercih etmende fayda var! Nemlendiricini, günde en az bir kez tüm vücuduna uygulamayı ihmal etme.
  • Cilt bakımı haricinde; temizlik yaparken kirli alanları egzamayı şiddetlendirme korkusu olmadan temizlemek için kokusuz hafif bir sentetik deterjan kullan!

Kaşıntıyı Kontrol Altına Alma

Kaşıntı, egzamanın bir diğer önemli bileşeni.  Bu nedenle egzama genellikle döküntülü kaşıntı olarak da adlandırılır. Ancak unutmamak da fayda var: Döküntü gibi problemin olmasa bile kaşıntı yaşayabilirsin!

Kaşıntı yaşamandaki sebepler oldukça karmaşık ve bu problemi yaşamanda hem çevresel hem de genetik faktörlerin rol oynar.

Yaşadığın psikolojik stres, terlemen, yün ve diğer alerjenler gibi tahriş edici  maddelere temasın da dahil olmak üzere kaşıntıyı teşvik eden bir sürü faktör olabilir.

Kaşıntıyı yönetebilmek için egzama tedavisine ek yardımcı tedaviler uygulanabilir. Oral antihistaminik ilaçlarının egzama üzerinde doğrudan bir etkisi yok, ancak kaşıntı hissini azaltmaya oldukça yardımcı!

Bunun haricinde, doktoruna danışarak sana uygun kaşıntı kremlerini de kullanabilirsin!

Egzama Tedavisi İçin Bulaşıcı Tetikleyicileri Yönetme

Egzamalı hastaların cildinde, bakterilere ve enfeksiyonlara karşı bir yatkınlık bulunmakta. Bu nedenle, egzamalı hastaların cildinde sıklıkla bulunan S. aureus ve Streptococcus‘u ciltten uzaklaştırmaya yönelik ilaçlar kullanmalısın. Kullandığın egzama kremlerinin de bu özelliklere uygun olmasına dikkat et!

Bu ilaçları kullanırken cilt bariyerinin onarımı da aynı şekilde devam eder: Banyo, cildinin nemlendirilmesi ve egzamanın tedavisi için kullandığın  antienflamatuar ilaçlar.

Tüm bu tedavilerin haricinde son yıllarda egzama üzerinde oldukça önemli diğer faktörler de ortaya çıkıyor: Mikrobiyomun ve beslenme alışkanlıkların.

Mikrobiyom ve Egzama İlişkisi

Yapılan çalışmalarda, egzamalı bireylerin derisinde sağlıklı bireylerin derisine kıyasla, Staphylococcus türlerinin daha yüksek seviyelerde olduğu görülmüştür. Yakın tarihli bir pediatrik çalışmada, hafif egzaması olan hastalarda daha fazla S. epidermidis tespit edilirken, ciddi hastalığı olanlar hastalarda S. aureus’un daha fazla bulunduğu görülmüştür.

Egzamanın bir cilt bozukluğu olduğu düşünülse de, bağırsak mikrobiyomunun da hastalığın seyrinde rol oynadığı düşünülüyor. Cilt mikrobiyomuna benzer şekilde, bağırsak mikrobiyomunda da hem spesifik organizmaların varlığı hem de mikrobiyal çeşitliliğin derecesi söz konusu.

Şöyle ki yapılan çalışmalarda, ilerleyen yaşta egzama gelişen bebeklerin bağırsak mikrobiyomlarının daha düşük düzeyde mikrobiyal çeşitliliğe sahip olduğu görülmüş.

Araştırmacılar, ayrıca egzama olan ve olmayan hastalarda çeşitli bağırsak bakterilerinin yaygınlığını araştırmışlardır. Ciltte olduğu gibi, çalışmalar egzamalı hastaların dışkı örneklerinde daha yüksek oranda S. aureus olduğunu göstermiştir.

Bu bakterinin haricinde, egzamalı hastaların bağırsak mikrobiyomlarında sağlıklı kişilere kıyasla daha yüksek oranda Clostridia, Faekalibacterium prausnitzii, Enterobacteriaceae türlerinin olduğu belirtiliyor.

Bağırsak mikrobiyomunu yapılandırmak ve hastalığın şiddetini azaltmak için ise beslenme alışkanlıkların oldukça önemli!

Egzama ve Beslenme

Yeterli ve dengeli beslenme, özellikle yeterli vitamin, mineral alımı, bağışıklık sisteminin sağlığında aktif rol oynar.

Yapılan çalışmalarda;

  • Annenin doğum öncesi ve doğum sonrası probiyotik takviye kullanmasının egzamanın yaşanma riskini azalttığı,
  • Annenin doğum sonrasında prebiyotik takviye kullanmasının egzama riskini azalttığı,
  • Egzama daha çok alerjik bir hastalık olarak da bilindiği için belirli allerjen yiyeceklerin beslenme programından çıkarıldığı eliminasyon diyetlerinin, sadece kanıtlanmış bir gıda alerjisi olan hastalar için uygun olduğu,
  • Egzamalı hastaların kan serum düzeylerinde E, C, D vitaminlerinin ve çinko, selenyum gibi minerallerin daha düşük olduğu,
  • Egzama tedavisi için D vitamini, balık yağı, çinko, sülfat, selenyum, E vitamini, B6 vitamini, deniz topalak tohumu yağı, kenevir tohumu yağı gibi takviyelerin egzama tedavisine fayda sağlayacağına dair yeterli kanıt olmadığı belirtiliyor.

Tam da bu noktada senin yapman gereken; bağırsak mikrobiyomuna ve sana özel kişiselleştirilmiş beslenme rehberi ile dengeli ve yeterli beslenmek!

 

KAYNAKLAR

Atopic dermatitis and nutrition

Atopic dermatitis, acne, and nonmelanoma skin cancer

Micronutrients in Atopic Dermatitis: A Systematic Review

Atopic Dermatitis: Skin-Directed Management

The Skin and Gut Microbiome and Its Role in Common Dermatologic Conditions

 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Bakteriler Virüslere Karşı

2020 yılının en akılda kalıcı karelerinden biri muhtemelen marketlerde boşalan dezenfektan ve kolonya rafları olacak. Tüm dünya SARS-CoV-2…
Devamını Oku

Alzheimerı Engelleyebilir Miyiz?

Bugün alzheimer’ın bilinen bir tedavisi yok. Araştırmacılar, hastalığın hafıza kaybına ve düşünme, davranışla ilgili diğer sorunlara nasıl yol…
Devamını Oku

Kalıcı Kilo Kaybı Nasıl Sağlanır?

Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır. Bu durum başta kronik hastalıklar olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve…