Diyabet Hastalığının Mikrobiyom İle İlişkisi Var Mı?

Diyabet 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Toplumlar için maliyeti çok yüksek olan bu hastalık bir dev gibi hızla büyüme gösteriyor. Dünya üzerinde ortalama her 100 erişkinden yaklaşık 8,3’ünün diyabetli olduğu tahmin edilirken, günümüzde 387 milyon olan diyabetli sayısının 2035 yılında 592 milyona ulaşması bekleniyor!

Son zamanlarda halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetten sen de muzdarip misin? Bu hastalığa yakalanmamak veya bu hastalıkla mücadele ediyor olsan bile nasıl yönetebileceğini öğrenmek için bu yazıyı kaçırma!

Diyabet Ne Demek?

Diyabet, kan şekeri olarak da adlandırılan glikoz sevilerinin kanda çok yüksek olduğunda ortaya çıkan bir hastalık.

Diyabet Nasıl Oluşur?

Glikoz, vücudunda kullandığın ana enerji kaynağın. İnsülin ise, pankreas tarafından üretilen ve glikozun hücrelerde kullanılmasına yardım eden bir hormon.

Bazen vücudun insülin üretemez veya salgıladığı insülini iyi  kullanamaz. Bu durumda, glikoz kanında kalır ve hücrelerine ulaşamaz. Zamanla kanında çok fazla glikoz birikmesi kalp hastalığı, inme, böbrek hastalığı, göz problemleri, diş problemleri, sinir hasarı, ayak problemleri gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Diyabet Türleri Nelerdir?

Sağlıklı bireylerde açlık kan glukoz düzeyi 70-100 mg/dL aralığındadır. Kandaki şeker seviyesinin bu aralığın üzerine çıkması, genellikle diyabet hastalığına işaret eder.

Tip 1 Diyabet Nedir?

Bağışıklık sistemin kendi hücrelerini zararlı olarak algılayıp  insülin salgılayan pankreas hücrelerini tahrip etmeye başlar. Tip 1 şeker hastalığına sahipsen vücudun insülin üretemez.

Tip 1 diyabet her yaşta görülebilmesine rağmen çoğunlukla çocuklarda ve genç yetişkinlerde daha sık karşımıza çıkıyor. Tip 1 diyabet hastaları, hayatlarını sürekli insülin hormonunu alarak geçirir.

Tip 2 Diyabet Nedir?

Tip 2 diyabet en yaygın diyabet türüdür.

Tip 2 diyabet hastalığına sahipsen, vücudun insülin hormonunu tam olarak üretemez veya ürettiği insülini verimli bir şekilde kullanamaz. Buna bağlı olarak da kan şekerin vücudunda birikmeye başlar ve kan glikoz seviyelerinde artış olur.

Tip 2 diyabet her türlü yaş grubunda görülürken  orta yaşlı ve yaşlı insanların bu hastalığa yakalanma riski ise daha yüksek.

Gestasyonel Diyabet Nedir?

Gebelik diyabeti  olarak da bilinen gestasyonel diyabet bazı kadınların hamilelik dönemlerinde ortaya çıkan bir hastalık. Çoğu zaman bu tip diyabet bebek doğduktan sonra geçer.

Bununla birlikte, gebelik diyabetin varsa, yaşamının ilerleyen dönemlerinde tip 2 diyabete yakalanma olasılığın daha yüksektir. O yüzden bu tip diyabete sahipsen, hastalığa yakalanmamak için tedbiri elden bırakma!

Gizli Şeker Nedir?

Gizli Şeker, şeker hastalığının başlangıcı olarak tanımlanır. Gizli şeker hastası olan insanların, diyabet hastalığı ile mücadele etmemesi için sağlıklı beslenmesi, egzersiz yapması ve kilo vermesi gerekiyor!

Gizli şeker belirtileri ise tip 2 diyabet belirtileri ile benzer. Bu nedenle birazdan bahsedeceğimiz belirtiler sende de var ise mutlaka bir kan tahili yaptırarak kan glikoz seviyelerini ölçtür ve önlemini al.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

  • Aşırı susama ve su içme isteği
  • Sık sık idrara çıkma
  • Aşırı yeme ve çok fazla yemek yeme isteği

Bunların dışında sıklıkla görülebilecek diğer tip 2 diyabet belirtileri arasında yorgunluk ve halsizlik, ağız kuruluğu, sık sık acıkma, açlığa tahammül edememe, ağızda oluşan kötü koku, kilo kaybetme yer alır.

Ayrıca, yüksek kan şekerinin sinirlerde yaptığı hasara bağlı olarak özellikle ayak tabanlarında olmak üzere, ellerde ve ayaklarda hissizlik veya yanma, batma hissi tarzında nöropatik ağrılar görülebilir. Kan şekeri yüksekliğinin yara iyileşmesini bozması sebebiyle geçmeyen yaralar da şeker hastalığı belirtisi olabilir.

Şeker Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Tip 2 diyabet yaşama ihtimalin, genlerin ve yaşam tarzı alışkanlıklarının kombinasyonuna bağlıdır. Aile geçmişi, yaş veya etnik köken gibi hastalık risk faktörlerini değiştiremesen de, yemek yeme, fiziksel aktivite ve ağırlık gibi yaşam tarzı risk faktörlerini değiştirebilirsin.

Aşağıdaki yer alan tip 2 diyabet nedenlerine bir göz at, değiştirebileceğin  faktörleri belirle ve harekete geç!

Eğer bu faktörlere sahipsen tip 2 diyabet geliştirme olasılığın daha yüksek:

  •  Aşırı kilolu veya obez olma
  • 45 yaş ve üstü
  • Ailede diyabet geçmişinin olması
  • Yüksek tansiyon hastası
  • Düşük düzeyde HDL (“iyi”) kolesterol veya yüksek düzeyde trigliserit  oranlarına sahip olma
  • Gebelik diyabeti öyküsüne sahip olma veya yüksek ağırlıkta bebek dünyaya getirme
  • Fiziksel olarak aktif olmama
  • Aşırı stres
  • Kalp hastalığının olması
  • Polikistik over sendromunun olması

Diyabet Nasıl Geçer?

Diyabetin kesin bir tedavisi olmasa da, diyabetini yönetmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için bir yolculuğa başlayabilirsin!

Hasta isen diyabet eğitimi alman, yeterli ve dengeli beslenmen, düzenli egzersiz yapman gerekiyor.

Bunların yanı sıra diyabetten kaynaklanan yüksek kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için sigara kullanmaman ve tansiyon, kolesterol seviyelerini sürekli olarak kontrol altında tutman gerekiyor.

Tip 2 diyabet için antidiyabetik ilaç kullanımı, Tip 1 diyabet için insülin tedavisi şeker hastalığının ilaçla kontrol altına alınması için kullanılan diğer yöntemler arasında.

Tüm bunların haricinde dikkat etmen gereken bir konu daha var: Bağırsak sağlığın.

Mikrobiyom ve Diyabet

Mikrobiyom, vücutta enerji üretimini etkiler. Obez bireylerde, daha fazla enerji yani kalori üreten Firmicutes bakteri grubu daha yaygındır. Tip 2 diyabetin obezile ile olan güçlü ilişkisi göz önüne alındığında, mikrobiyomun tip 2 diyabeti de etkilemesi şaşırılmayacak bir tablo olarak karşımıza çıkıyor!

 

Diyabet, anormal enerji metabolizması ve yağ dokularındaki iltihaplanma ile çok yakından bağlantılı bir durum. Bu iki faktörün, belirli bağırsak bakterilerinin varlığıyla ilişkili olduğu yapılan çalışmalarda bulunmuştur.

Şöyle ki; diyabeti olan kişilerin, sağlıklı insanlara kıyasla mikrobiyomlarında Firmicutes / Bacteroidetes oranlarının daha yüksek seviyelerde olduğu görülmüştür.  Ayrıca, diyabeti olan kişilerde, azalmış gen çeşitliliği olduğu da belirtilmektedir.

Cell’de yapılan bir çalışmanın sonucunda, aynı yemekleri yiyen insanların bile, yemek sonrası kan şekeri seviyelerinde değişkenlik olabileceği görüldü. Ayrıca; diyet alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve bağırsak mikrobiyotası gibi parametreleri entegre eden kan şekeri yanıtının doğru bir öngörücüsü yardımıyla oluşturulan kişiselleştirilmiş diyetlerin, yemek sonrası kan şekerini ve uzun vadeli metabolik sonuçlarını başarılı bir şekilde düşürebileceği görülmüştür.

Yani bu da demek oluyor ki, mikrobiyom analizi yaptırarak bakterilerine uygun besin skorlarıyla hazırlanan kişiselleştirilmiş beslenme rehberin ile diyabete bir son verebilirsin!

Hadi durma, içindeki dünyayı keşfet ve sağlığını iyileştir!

Kaynaklar

Diyabet: Küresel Bir Salgın Hastalık

National diabetes statistics report

Targeting gut microbiota as a possible therapy for diabetes

Personalized Nutrition by Prediction of Glycemic Responses

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Bağırsak Floran Sana Ne Anlatıyor?

Bağırsak Florası Nedir? Bağırsak florası, sindirim sistemimizde yaşayıp sağlımızla ilgili çeşitli yararlı işlevler gören mikroorganizmalardan oluşmaktadır. Bu konu…
Devamını Oku

Bakteriler Virüslere Karşı

2020 yılının en akılda kalıcı karelerinden biri muhtemelen marketlerde boşalan dezenfektan ve kolonya rafları olacak. Tüm dünya SARS-CoV-2…
Devamını Oku

Alzheimerı Engelleyebilir Miyiz?

Bugün alzheimer’ın bilinen bir tedavisi yok. Araştırmacılar, hastalığın hafıza kaybına ve düşünme, davranışla ilgili diğer sorunlara nasıl yol…