Sağlıklı Bir Cildin Sırrı Nedir?

Cildinin vücudundaki en büyük organ olduğunu biliyor muydun? Aslında cildin, vücudunun çeşitli şekillerde kendini ifade ettiği bir tuval gibidir. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak yumuşak, parlak ve güzel bir cilt ile dışarı yansır. Cilt problemleri ise vücudunda bir şeylerin ters gittiğinin habercisidir!

Şu ana kadar cilt lekeleri, döküntüler veya hiç beklemediğin anlarda vücudunda ortaya çıkan sivilceler ile mücadele ederken aklına gelen ilk şey muhtemelen çeşitli kremleri, bakım ürünlerini veya sihirli bir etki yaratmasını umduğun karışımları cildine uygulamak oldu. Sonuç ise banyo rafında ismini bile bilmediğin yarım şişelerin oluşan bir tablo!

Saçların, tırnakların ve cildin ile ilgili problemler yaşıyorsan ve güzellik ürünlerine yaptığın harcamalar seni sağlığına ulaştırmadıysa muhtemelen problem daha derinlerde olabilir: bağırsak mikrobiyomunda!

Bağırsak ve cildin rolleri oldukça benzerdir. İkisi de seni dış etkenlere karşı koruyan ve yüzeyinde trilyonlarca mikroorganizmaya ev sahipliği yapan organlardır. İkisinin arasındaki ilişki ise son dönemlerde oldukça dikkat çekici hale gelmiştir.

Bağırsak Mikrobiyomu ve Cilt Sağlığı

Bağırsak mikrobiyomu, bağırsağında yaşayan bakteriler, virüsler, arkeler ve mantarların oluşturduğu ekosisteme verilen isimdir. Bu ekosistemin büyük bir kısmını bakteriler oluşturur. Mikrobiyomun anne karnındayken oluşmaya başlar; tükettiğin besinler, kullandığın ilaçlar ve çevre koşullarının etkisi ile gelişip şekillenir. Sen yaş aldıkça o da yaşlanır, sana uygun olmayan besinler tükettiğinde zarar görür hatta günlük hayatta yaşadığın stres bile onu etkileyebilir!

Bağırsak cilt ekseni etrafındaki bilime daha derinlemesine bakılırsa sağlıklı bir cildin sağlıklı bir bağırsak ile oluştuğu oldukça açık hale gelir. Bağırsak mikrobiyomundaki dengenin bozulması vücudundaki inflamasyonu arttırabilir ve bu durum da çeşitli dermatolojik problemler ile cilt sağlığına yansır. Mikrobiyomunu tanımak, ona uygun besinler ve probiyotikler ile çeşitliliğini ve dengesini arttırmak cilt problemlerinin önlenmesine ve hatta tedavisine destek olur.

İşte bağırsak mikrobiyomunun dengesinin bozulmuş olabileceğini düşünmen gereken bir takım cilt problemleri:

  • Akne
  • Gül Hastalığı
  • Sedef Hastalığı
  • Egzama

1. Akne

Çoğu insan aknenin, ergenlikte yaşanan hormonal değişimlerin bir sonucu olarak geliştiğini düşünür. Elbette ki hormonların akne konusunda etkileri vardır ancak tek neden bu değildir! Aslında akne, her yaştan on milyonlarca insanı etkileyen ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkilere sahip kronik inflamatuar bir hastalıktır.

Akne tipik olarak vücudumuzun yüz ve sırt gibi yağ üreten bezlerine yakın yerlerinde gözlemlenir. Sağlıklı bir mikrobiyom profiline sahip olmak özellikle İnflamasyon etkenlerini azaltarak akne probleminin çözümüne destek olmaktadır.

2. Gül Hastalığı

Gül hastalığı genellikle yüz bölgesinde rastlanılan kızarıklığa ve kırmızı sivilcelere neden olan rahatsızlıktır. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda ise gül hastalığına sahip kişilerin ince bağırsaklarındaki bakteri gruplarının sayısında aşırı derecede artış gözlemlenmiştir. Bu kişilerin bağırsaklarındaki mikrobiyom dengesi sağlandığında ise kişilerin yıllardır sahip oldukları problemlerin azaldığı ve hatta bazılarında ise tamamen bittiği çalışmalarda bildirilmiştir.

Bir diğer ilgi çekici yan ise gül hastalığına sahip bireylerin mikrobiyomları incelendiğinde sağlıklı bireylere nazaran belli bakteri gruplarının olması gerektiğinden daha fazla bulunmasına rağmen mikrobiyom çeşitliliklerinin oldukça az olduğu gözlemlenmiştir.

Mikrobiyom ve gül hastalığı arasındaki bu ilişki gelecekte yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesinde oldukça umut vericidir!

3. Sedef Hastalığı

Genellikle 15-25 yaş bandı arasında ortaya çıkan bu kronik inflamatuar hastalık cilt yüzeyinde pul pul görünüme, kabarıklığa, kızarıklığa ve yoğun kaşıntıya sebebiyet vermektedir. Bu hastalığı mikrobiyom perspektifinden inceleyen araştırmacılar bu hastalığa sahip kişilerin bağırsak mukozal yapısını güçlendiren ve bağırsak bariyerini koruyan yararlı bakteri türlerinde önemli azalmalar olduğu görmüşlerdir. Diğer cilt hastalıklarında olduğu gibi yine bu grupta da bağırsak mikrobiyom çeşitliliğinin azlamış olması dikkat çekicidir.

4. Egzama

Deriyi kurutan, kaşıntılara ve kabartılara sebep olan egzamaya birçok kişi cildin yüzeyinde çözüm ararken atlanılan nokta egzamanın gelişimi ile vücutta aşırı derecede artan bağışıklık yanıtıdır. Bu artmış bağışıklık yanıtı genellikle bağırsak mikrobiyomundaki dengenin bozulması sonucunda oluşur. Hatta mikrobiyom çeşitliliğindeki azalmanın egzamanın alevlenmesine sebep olduğu bilinmektedir.

Egzama semptomlarını ve vücuttaki inflamasyonu azaltmak için bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliğini diyet yolu ile arttırmak önemli bir ilk adımdır. Bu diyet tamamen mikrobiyomunun ihtiyaçlarına göre oluşturulmalı ve sana özel olmalıdır.

Cilt hastalıklarında sorunu tamamen dıştan çözmeye çalışmak çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Bağırsak mikrobiyom dengesinin bozulması seni güzel bir ciltten alı koyan etken olabilir. Cilt problemlerinin çözümü için bakımı içten dışa yapmalı, bağırsak mikrobiyomunun sesini dinlemelisin!

Kaynakça

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Kabızlık İçin Üç Öneri

Kabızlık, ABD ve Batı ülkelerinde en sık görülen sindirim sistemi şikayetlerinden biri. Yetişkinlerde kabızlığın görülme sıklığı, %14. Dahası, ABD’de…
Devamını Oku

Bağırsak Floran Sana Ne Anlatıyor?

Bağırsak Florası Nedir? Bağırsak florası, sindirim sistemimizde yaşayıp sağlımızla ilgili çeşitli yararlı işlevler gören mikroorganizmalardan oluşmaktadır. Bu konu…
Devamını Oku

Alzheimerı Engelleyebilir Miyiz?

Bugün alzheimer’ın bilinen bir tedavisi yok. Araştırmacılar, hastalığın hafıza kaybına ve düşünme, davranışla ilgili diğer sorunlara nasıl yol…