Kanserde Bağırsak Bakterilerinin Rolü

Kanser Nedir?

Kanser, vücudun herhangi bir yerinde gelişebilen ve vücut hücrelerinin kontrolden çıkmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu durum, vücudunun sağlıklı metabolik faaliyetlerini yerine getirmesini zorlaştırır.

Kanser; akciğerlerde, göğüste, kolonda, rektumda ve hatta kanda başlayabilir. Kanser türleri bazı yönlerden benzerlik gösterse de, türlere özgü büyüme ve yayılma şekilleri farklılık gösterir.

Kanser Nasıl Ortaya Çıkar?

Vücudumuzdaki hücrelerin doğal seyirlerinde yerine getirmesi gereken işler vardır. Sağlıklı hücreler, faaliyetlerini sürdürebilmek adına düzenli bir şekilde bölünür. Bu hücreler yıprandıklarında veya hasar aldıklarında ölür ve yerlerine yeni sağlıklı hücreler gelir.

Kanserde ise bu hücreler büyümeye ve yeni hücreler yapmaya sürekli olarak devam eder. Bu, kanserin başladığı herhangi bir vücut bölgesinde problemlere neden olur. Ayrıca, bu kontrolsüz çoğalma vücudun diğer bölgelerine de yayılma gösterebilir.

Kanserin Nedenleri?

Kanser, karmaşık bir hastalıktır ve buna bağlı olarak da hastalığın seyrinde tek bir faktör etkili değildir. Yaşam tarzı alışkanlıkları, genetik faktörler, kanserojenler, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi birçok olası neden kanserin sebebi olabilir.

Tüm bunlara ek olarak son zamanlarda yapılan çalışmalar bağırsak bakterilerinin kanser üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Nasıl mı? Okumaya devam edelim!

Mikrobiyom ve Kanser Arasındaki İlişki

Kolon kanseri ve rektum kanseri kolorektal kanserleri olarak bilinir. Kolorektal kanser, 2018’de dünya çapında 1,8 milyon yeni vaka ve 881.000 ölüme neden olan en yaygın üçüncü kanser ve kanser ölümlerinin ikinci önde gelen nedenidir. Özellikle beslenme alışkanlıklarının, sigara içiminin, sedanter yaşam dahil çevresel faktörlerin kolerektal kanserin başlamasında ve ilerlemesinde önemli rolü oynadığı bilinmektedir.

Kolorektal kanser üzerindeki çevresel faktörlerin etkisini anlamak için, bağırsak mikrobiyomu, yeni ortaya çıkan ancak önemli bir çalışma alanıdır.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, bağırsak florasında kötü bakterilerin artış göstermesiyle ortaya çıkan disbiyotik tablo ve kolorektal kanser arasındaki nedensel ilişkiyi ortaya koymuştur.

Özellikle Fusobacterium nucleatum, Peptostreptococcus anaerobius ve enterotoksijenik Bacteroides fragilis dahil olmak üzere bağırsaktaki çeşitli bakteri türlerinin sayısının artmasının, tümör çoğalmasına neden olarak, vücutta iltihaplanmayı teşvik ederek ve aynı zamanda DNA hasarına neden olarak kolorektal kansere katkıda bulunduğu tespit edilmiştir.

Öte yandan, kolorektal kanser hastalarında Lachnospiraceae türleri, Bifidobacterium animalis ve Streptococcus thermophilus gibi probiyotik yani iyi bakterilerin sayısının azaldığı bulunmuştur. Bu bakterilerin bağırsak florasında artış göstermesinin kolorektal kansere karşı koruyucu bir etki gösterdiği öne sürülmektedir!

Bağırsak bakterilerinin kolerektal kansere nasıl katkıda bulunduğu ve tedavi sonuçlarını nasıl etkilediği konusundaki bilginin artmasıyla, bağırsak bakteri dengesini geri kazanmayı amaçlayan bağırsak mikrobiyom modülasyonu, kolorektal kanser önleme ve tedavisi için potansiyel bir strateji haline gelmiştir.

Kanser sürecinden ziyade kanser tedavisinde de mikrobiyomun rolü oldukça fazla!

Kanser Tedavisinde Mikrobiyomun Rolü

Bağırsak bakterileri, kanser tedavisine normal ve patolojik bağışıklık tepkilerinin şekillendirilmesinde rol oynar. Kötü bakteriler, bağırsaklardaki sıkı bağlantılara zarar verdiğinde, bağışıklık sistemi bakterilere yanıt verebilir veya tümörlere verilen bağışıklık tepkisini değiştirebilir.

Tam da bu noktada bağırsak bakterileri, mevcut kemoterapötik ilaçların etkinliğini artırmak veya toksisitesini azaltmak ve immünoterapiye duyarlılığı artırmak için yeni bir tedavi yöntemi olabilir.

Şöyle ki; bağırsak bakterileri, bağışıklık sistemini düzenleyerek ilaçların tümörler üzerindeki terapötik etkisini etkiler. Bunun yanı sıra bağırsak bakterilerinin bir kısmı, aynı zamanda vücutta antitümör özellik gösterir.

Febril nötropeni (FN), kanser tedavisine bağlı önemli bir komplikasyondur ve yoğun kemoterapi alan kanser hastaları için yaşamı tehdit eden bir durumdur. Nötropeni sırasındaki ana enfeksiyon kaynaklarından biri bağırsak florasıdır. Mevcut insan ve hayvan çalışmalarına göre, probiyotikler muhtemelen bağırsakları kolonize eden patojenik bakterilerin zenginleşme derecesini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda nötropeni süresini de azaltabilir.

Genel olarak, bakteri çeşitliliğin yüksek olması, kanser hastalarının immünoterapiye duyarlılığını arttırır, kemoterapötik ilaçların yan etkilerini azaltır ve radyasyona bağlı yaralanmaları hafifletmek de dahil olmak üzere tümör tedavisinde düzenleyici bir rol oynar.

Tüm bunlara bağlı olarak hastalığın tedavisindeki temel amaç, hem kanser tedavisini destekleyen hem de vücüt üzerinde meydana gelen toksisiteyi azaltan bir tedavi yöntemi geliştirmek olmalıdır. Bu nedenle bağırsak bakterilerini hedefleyen terapötik müdahaleler, kanser tedavisi için kişiselleştirilmiş tedaviler gereklidir.

Rektum Kanserinde / Kolerektal Kanserde Beslenme

Tüm bu bilgiler ışığında bağırsak sağlığının ne durumda olduğunu analiz etmen ve bağırsak sağlığını modüle etmek için gerekli olan bağırsak bakterilerinin ihtiyaç duyduğu besinleri öğrenmen şart gibi duruyor!

Yapman gereken; ENBIOSIS ile sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralamak!

Durma; mikrobiyomunu keşfet, beslenmeni yönet, sağlığına hükmet!

Kaynaklar

Gut microbiota modulation: a novel strategy for prevention and treatment of colorectal cancer

Gut Microbiota Shapes the Efficiency of Cancer Therapy

Fighting cancer with microbes

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR