Diyetler Neden İşe Yaramıyor?

Sen, ben veya o… Hepimiz hayatımızın belirli bir döneminde diyet yaptık. Diyet yapmadım diyen kişilerin sayısı belki de 10’u geçmez. Özellikle ‘‘zayıflamak istiyorum’’ diyen kişilerin zayıflamak için başladığı diyet sürecinde bir mucize istediğini biliyorum. Ancak beklediğin hızlı zayıflama veya sadece bölgesel zayıflama durumu maalesef masallarda gerçekleşebilecek durumlar.

Bugüne kadar hızlı zayıflama yöntemi olarak kaç yeni diyet türü duydun? Her sene belki senin de duyduğun birçok popüler zayıflama diyetleri ortaya çıkar. İsveç diyetinden tut da ketojenik diyetine kadar… Peki sen, ideal olan kilona inebilmek adına hangi zayıflama yollarını denedin? 2 günde 5 kilo verdiren diyet? Şok diyetler? Glutensiz diyet? Göbek eriten diyet? Detox diyetler? Yoksa her şeyden vazgeçip vegan olmayı da denedin mi? Günde kaç tane zayıflama çayı içtin? Peki hangisi sana en iyi geldi veya hangisini uzun süre yapabildin? Ben senin cevabını biliyorum.

Bu gün haftanın ilk günü belki de bugün, senin diyette ki ilk günün. Hepimiz kilo vermeye o kadar odaklandık ki belki de neden kilo aldığımızı unutur olduk. Belki de odaklanman gereken ilk nokta neden kilo aldığındır. Kilo alımı, birkaç farklı faktörden kaynaklanabilir. Şimdi arkana yaslan ve öncelikle zayıflamak istemene neden olan o ilk adımlara birlikte bakalım.

Kilo almana neden olabilecek en yaygın faktörler buradaki nedenler olabilir;

  • Stres
  • Hormonal dengesizlik
  • İlaçların yan etkileri
  • Egzersiz eksikliği
  • Genetik nedenler
  • Hastalıklar veya yaralanmalar

Ve tabi ki beslenme alışkanlıkların!

Kilo almanın altında daha fazla neden var. Ancak, bu saydıklarım en yaygın olanları. Maalesef ki kilo almanın altında yatan tehlikelerden biri kötü beslenmektir. Ancak unuttuğun bir diğer nokta var, bağırsak bakterilerin.

Kilo ve Mikrobiyom İlişkisi

Bağırsaklarında bulunan bakterilerin ve bunların birbirleriyle etkileşimi mikrobiyom olarak adlandırılır. Vücudunda yaklaşık olarak 23.000 gen varken mikrobiyom, sahip olduğun fonksiyonlarının çoğundan sorumlu olan 10 milyondan fazla genini kodluyor. Vücudundaki mikroorganizmaların sayısı ise sahip olduğun hücrelerinin sayısından 1.3 kat daha fazladır.

Kilo vermenin anahtarı bağırsaklarında gizlidir. Sağlıklı bir bağırsak, vücudunda çok sayıda bakteri türüne sahip olmaktır.  Daha çeşitli mikroplara sahip olduğunda tükettiğin besinlerin emilimini, yiyeceklerin sindirimini iyileştirebilirsin. Aslında sen farkında olmadan mikrobiyomun her zaman seninle etkileşim halinde.

Daha önce fareler ve insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, bağırsak bakterileri ve kilo alma arasında iki tane ilginç ilişki buldu. Araştırmacılar aşırı kilosu olan bireylerin bağırsak bakterilerini incelediğinde Firmucutes bakterilerinin daha fazla olduğu buldu. Ayrıca bu bireylerin bağırsaklarında, sağlıkla ilişkili bakteriler olan Bakteroidlerin seviyesinin daha düşük olduğunu gözlemledi.

Bir insan araştırması sonucunda,

Yüksek kalori alımı, Firmicutes’te %20’lik bir artışa  ve Bacteroidetes‘te %20’lik bir azalmaya neden olmakta. Bu durumun vücut ağırlığındaki artışla  doğrudan ilişkili olduğu da görüldü.

Ayrıca obez bireylerde mikrobiyal çeşitliliğin azaldığı belirtilmektedir. Daha az çeşitli mikrobiyom profili olan obez deneklerde, daha yüksek oranda ağırlık, yağ kütlesi, insülin duyarlılığı ve inflamasyon olduğu görülmüştür.

Kötü Beslenme ve Obezite

Kötü ve aşırı beslenme sonucunda meydana gelen fazla kilolar bir noktada iyice artarak obeziteye sebep olur ve kısır döngüye yol açar. Sen ne kadar çok yersen o kadar kilo alırsın ve kilo aldıkça da yemeye devam edersin.

Daha önce yapılan meta analiz çalışmasında,

Obez olan bireylerde aşırı yemek yeme durumu genel topluma göre daha fazladır. Aslında aşırı yemek yiyen bireylerin, obez olma olasılığının da daha yüksek olduğu görülmüştür.

Peki Yapılan Diyetler Neden İşe Yaramıyor?

Belki de senin için zayıflama süreci yeni bir heyecan. Büyük hevesler ile başladığın yolculuğunun sonunda tartıda karşılık görmeyi çok istiyorsun. Sana yukarıda bir soru sormuştum, hangi diyetleri denedin? Ya da burada en önemli soru bu diyetleri ne kadar sürdürebildin? Yaptığın diyetlerin işe yaramamasında birkaç neden var. Gel şimdi birlikte bu nedenleri inceleyelim.

1.Yaptığın Diyet Türü Sana Uygun Mu?

Zayıflamaya karar verdikten sonra diyetisyene gitmeden yaptığın diyetlerin işe yaramamasında etkili olan en büyük faktör aslında sana uygun olan diyeti bulamamış olman.

Her vücut birbirinden tamamen farklıdır ve farklı biyolojik yapısı vardır. Senin beslenme alışkanlıkların, senin yaşam tarzın, senin hastalıkların, kültürel değerlerin ve bağırsak işlevin herkesten farklıdır ve sadece sana özel. Bu nedenle her diyet herkeste işe yaramaz. Bazı durumlarda vücutta işlev bozukluklarına neden olabilir. Bu yüzden önce sen kendini tanımalısın. Ve sana en uygun diyet olan kişiselleştirilmiş beslenme ile kilo kaybını sağlamalısın.

2.Kendine Katı Kurallar Koyma!

Kilo vermenin matematiği aldığın kalorinin yaktığın kaloriden az olması. Şu anda piyasada çok yaygın olan zayıflama diyetlerinin amacı kısa sürede çok kilo kaybettirme. Biraz düşününce kısa sürede çok kilo vermek için aldığın kaloriyi ciddi anlamda kısıtlaman gerek olduğunu analarsın. Bu kadar kısıtlı bir beslenme alışkanlığına geçiş yapmak çok zor olur. Sen bu kadar kısıtlı bir beslenmeye ne kadar süre dayanabilirsin? Bir hafta? Bir ay? Böyle bir beslenme şeklini denediğinde daha fazla dayanabildin mi? Ya da denediğinde ne kadar başarılı olabildin?  Ben cevap vereyim, işe yaramadı. Çünkü sana uygun olmayan bir beslenme şekli sürdürülemez ve sonucunda başarı getiremez.

3.Verdiğin Kiloları Geri Alabilirsin

Kalori kısıtlaması yaparak alman gereken kaloriden daha az beslenirsen vücudunu aç bırakırsın. Vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için depolarını kullanır. Ancak vücudun besinsiz kaldığı için kendini kıtlık moduna alır ve her tükettiğini depolamaya başlar. Bu tarz bir diyet kısa vadede kilo verdiğini sanmana neden olsa da uzun vadede senin kilolarını geri almana neden olur.

4.Genetiğin ve Metabolizman Sana Ne Diyor?

Yaptığın diyetleri bir uzman tarafından destek almadan yapıyorsan vücudunun dengesiyle oynuyor olabilirsin.  Yaptığın diyetler senin biyolojik yapına, kan değerlerine, metabolizmana ve ihtiyacına göre özel planlanmalı. Aksi halde yaptığın diğer tüm diyetler senin hastalanmana, kendini halsiz hissetmene ve en önemlisi bağışıklığını düşürmene neden olur. Bu noktada doğru diyet seçimi yapmamak kilo almandan ziyade özellikle uzun vadede bağırsak bakterilerinin dengesini bozarak sindirim problemleri, bağırsak problemleri ve cilt problemleri yaşamana neden olabilir. Tüm bu kötü olayların yanında kilo verememek hatta kilolarını geri almak ve hastalıklar ile mücadele etmek ise seni bir çıkmaza götürür.

Peki Ne Yapmalısın?

Tüm bu faktörleri bir arada değerlendirirsen ilk önce kendini tanımalısın. Uygulayacağın diyet senin beslenme alışkanlıklarına, metabolizmana, vücuduna, yaşam tarzına, kan değerlerine, sağlık öyküne, fiziksel aktivitene uygun şekline olmalıdır. Bu noktada en önemli adım bir diyetisyen tarafından alacağın sağlıklı beslenme programın senin için en doğru diyettir. Senin diyetin; detox diyet, vegan diyet, ketojenik diyet değil, sana hitap eden sağlıklı ve kişiselleştirilmiş bir beslenme rehberi olmalıdır.

Kilo verme yolculuğun mikrobiyomun gibi sadece sana özel olmalıdır. Vereceğin kiloların kalıcı ve sürdürülebilir olmasını sağlamak ve sana en uygun kişiselleştirilmiş beslenme diyetini bulmak adına mikrobiyom analizi yaptır, kilo verme yolcuğunu şimdi kişiselleştir! Diyetin tıpkı senin gibi sadece sana özel olmalı!

Sana ve bağırsak bakterilerine uygun gelen yiyeceklerle beslenerek uyguladığın beslenme programıyla kilo kaybının keyfini çıkar!

Kaynaklar

Stress, overeating, and obesity: Insights from human studies and preclinical models

Obesity and Overweight

Gastrointestinal Complications of Obesity

Sweeteners Have Toxic Effects on Gut Microbes

The Gut Microbiome and Its Role in Obesity

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Kabızlık İçin Üç Öneri

Kabızlık, ABD ve Batı ülkelerinde en sık görülen sindirim sistemi şikayetlerinden biri. Yetişkinlerde kabızlığın görülme sıklığı, %14. Dahası, ABD’de…