Kalıcı Kilo Kaybı Nasıl Sağlanır?

Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır. Bu durum başta kronik hastalıklar olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve hatta kanser için artmış risk anlamına gelir. Günümüzde çeşitli nedenlerden dolayı kilo vermek için çabalayan geniş bir kitlenin var olması ile birlikte obezite oranlarındaki artışa bakılacak olursa gelecekte de bu durumun devam edeceği beklenmektedir.

Belki sen de bu zamana kadar kilo verebilmek için bir sürü yöntem denedin veya duydun. 3 günlük kabak detoksu diyeti, haftada 7 kilo verdiren diyet, zayıflama ilaçları, zayıflatan çay, yağ yakan kahve… İşin aslı kilo verdiren mucizevi diyetlerin veya ürünlerin olmayışı. Kilo vermek için 3 ana faktör var! Doğru beslenme ve egzersizi eminim ki birçok kere duydun. Peki, sonuncusu hakkında bir fikrin var mı? Eğer bilmiyorsan şimdi öğrenmenin zamanı! Kilo alma ve verme süreçlerindeki en büyük etkiye sahip faktörlerden biri de bağırsağında yaşam süren bakterilerindir! 

Son yıllarda bilim insanları sağlığımızı tehdit eden obezitenin temel nedenlerini bulmak için yoğun bir arayış içinde. Güncel verilere göre bilim, obezitede bağırsak mikroplarınızın da kısmen suçlu olabileceğine dair kanıtlar ortaya çıkarmıştır!

Genetik Faktörler

Dünya Sağlık Örgütü, küresel nüfusun yaklaşık üçte birinin aşırı kilolu olduğunu belirtmektedir, elbette obeziteyi yalnızca bu üç faktör etkilemiyor. Bu noktada akıllara gelen ilk şey ise genetik oluyor. Adipozit fonksiyonlarımızı, merkezi sinir sisteminde ne kadar yiyeceğe ihtiyacımız olduğunu belirleyen genlerimiz kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. O yüzden, kilo geçmişi olan ailelerin çocuklarının kilolu olması muhtemel gibi gözükse de “yağ depolarımı genlerim belirliyor, benim yapacak pek bir şeyim yok” diye düşüncelerin içerisine girme! 

Çevresel Faktörler

Yaşadığın ev, çalıştığın yer, sahip olduğun arkadaşlarının beslenme alışkanlıkları, maruz kaldığın toksinler ve beslenme düzenin…  

Çevrende ailesinde kilo sorunu olmayan fakat kendisi obez veya kilolu olan bireylerle mutlaka karşılaşmışsındır.  Aslında bu durumlarda, çevresel faktörlerin kilo üzerinde ne kadar etkili olacağını bir kez daha fark edebilirsin. 

Genetik yatkınlığı olsun veya olmasın kişinin obez olmasına, beslenmesindeki dengesizliklere bağlı olarak mikrobiyomundaki zararlı bakterilerin artışı neden olabilir.

Bağırsak Bakterileri ve Obezite

Vücudunun trilyonlarca bakteriye ev sahipliği yaptığını biliyor muydun? Bu bakterilerin vücutta hala bilinmeyen birçok etkisinin olduğunu da düşünüyoruz.

Yemek yediğimizde hepimiz onları sindirebilmek için enzimlere ihtiyaç duyarız. Enzimlerin artık görevini bitirdiği yerde de bağırsaklarımızdaki bakteriler devreye girer. Sebze, meyve, tahıl gibi yiyecekleri tükettiğinde bağırsaklarındaki yararlı bakteriler bayram ederken yağdan ve rafine şekerden zengin yiyecekler tükettiğinde zararlı bakteriler bu durumdan oldukça memnun kalır!

Kilo verme sürecinde yediklerinin miktarı önemli olsa da bir o kadar da neyi yediğin önemlidir. Eğer senin için uygun olmayan besinleri tüketirsen bağırsaklarındaki dengeyi bozabilir, sızdıran bağırsak sendromu ve ince bağırsaklarda aşırı bakteriyel çoğalma gibi sorunlarla karşılaşabilirsin. Gördüğün gibi, beslenmendeki hatalar ile yalnızca kilo almakla kalmıyor aynı zamanda bağırsağındaki bakterilerini olumsuz etkileyerek çeşitli sindirim problemleri ile mücadele etmek zorunda kalabiliyorsun!

“Su içsem yarıyor!”

Sen de “Egzersizimi yapıyor, beslenmeme dikkat ediyor ama yine de kilo veremiyorum! Su içsem yarıyor!” diyor musun? Yapılan çalışmalar, obeziteye sahip bireylerin, metabolizmalarının işleyişini şekillendiren bağırsak mikrobiyomlarının içinde bir “obezite imzası” olduğunu göstermiştir. Bu etki, kilo vermeyi zorlaştırabilir veya verilen kiloların yeniden alınmasına neden olabilir.  Bir dizi hayvan çalışması bunu doğrulamış ve bazı bakteri türlerinin hayvanların kilo almalarında ne derecede etkili olduğunu göstermiştir. 

Kilo vermekte sorun mu yaşıyorsun? Sorunun kaynağı belki de bağırsağındaki bakterilerdir.

Öncelikle kendini yargılamaktan vazgeç ve vücudunla barış ilan etmek için bazı cevaplara ihtiyacın olduğunun farkına var! Bu cevapları sana bağırsaklarında yaşam süren trilyonlarca bakterinin oluşturduğu ekosistem, yani mikrobiyomun verebilir. Onları tanıyabilmek, sesini duyabilmek ve mevcut durumunu öğrenebilmek için atacağın ilk adım mikrobiyom analizidir.  Bu sayede problemlerinin asıl kaynağına inerek kalıcı ve sürdürülebilir kilo kaybı sağlayabilirsin!

Kaynakça

Obesity and overweight

The genetics of obesity

The gut microbiome and its role in obesity

The relationship between gut microbiota and weight gain in humans

 

Gut microbiota and obesity

 

 

 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER YAZILAR
Devamını Oku

Bakteriler Virüslere Karşı

2020 yılının en akılda kalıcı karelerinden biri muhtemelen marketlerde boşalan dezenfektan ve kolonya rafları olacak. Tüm dünya SARS-CoV-2…
Devamını Oku

Probiyotik Nedir? Nasıl Seçilmelidir?

Kullanımı ve sağlığa olan olumlu katkısı subjektif olarak tarih boyunca tüketilen fermente besinler sayesinde bilinen probiyotikler, artık mikrobiyoma…